BİZİM MUHALEFETİN HALİ…

Yayınlama: 03.04.2025
A+
A-

Trafik polisi Temelin kullandığı arabayı durdurur ve:

– Sizi tebrik ederim beyefendi, bu günkü kontrollerimizde emniyet kemeri takan tek sürücü sizsiniz bu yüzden size 500 milyon lira ödül vereceğiz, bu parayla ne yapmayı düşünürsünüz? Temel:

– Hemen cidüp bi ehliyet alacağum

Polis, “Ne? Senin ehliyetin yok mu? Demeye kalmadan yandan Fadime söze girmiş:

– Siz ona bakmayun memur bey içünce hep boyle sapitayu

Polis iyice sinirlenmeye başlamış. Tam bu sırada arka koltukta oturan Dursun:

-Ula ben size demedum mi çaluntu arabayla yola çıkmayalum basımıza bi iş celur.

Polisi iyice zıvanadan çıkmak üzereymiş ki, bagajdan başka bir ses duyulmuş:

-Ne oldi uşaklar geçtuk mi sınırı?

Özellikle 16 milyon emeklinin mağdur edilmesi, her gün gelen zamlardan, aleyhteki propaganda ve Ak Parti kadrolarının halktan kopmalarına bir tepki olarak, halk son yerel seçimlerde CHP birinci parti yaptı. Bu avansı iyi kullanması gereken CHP, maalesef fıkradaki gibi pot üstüne pot kırmaktadır.

Tehdit ve icraatlarıyla korku salan muhalefet, Ak Partiyi iktidarda tutmaya hizmet ettiğinin farkına varmayarak, her söylem ve icraatıyla halkla arasını daha da açmaktadır.

Eski ideolojik takıntılarıyla hep gerileyen CHP, Kılıçdaroğlu döneminde; İnançlara saygı, başörtülü ve inançlı insanlara karşı hoşgörü ve helalleşme, israf ve yolsuzluklara karşı çıkma…

Gibi insanların hayatına dokunan söylemlerle epey yol kat etti. Ancak özellikle bu son icraatlarıyla, akleden özgür insanlar nezdinde epey itibar kaybetmektedir. Belki de insani tavırla lehinde kullanması gereken bu şansı; suçluluk güdüsü mü, ideolojik kin ve körlük mü, basiretsizlik mi… Eline geçen fırsatı kendi aleyhine çevirmektedir.

Kötüye ve kötülüğe tarafgirlik, insana kaybettirmektedir.

Tarafsız bir akıl ve vicdanla, Ekrem beyin geçmişteki konuşmaları dinlenildiğinde; Aşırı bir kibir, üstten bakma, sorulara net cevaplar vermediği, soru ve gazetecileri küçümsediği…Apaçık görülecektir.

İthamlar 1-2 kişi tarafından değil, kendi partisinden ve yüzden fazla insanın ifadesi bulunmaktadır. İsnatlar belgelidir. Mesela acil olarak Muş’taki bir bakkala 95 milyonluk Baklava siparişi var. CHP, bunların yalan olduğunu ispat etme yerine, iddia ve belgeleri görmezden gelip ortalığı bulandırmaktadır. Halkı ve gençliği kışkırtarak, kendi kabahatlarını gizleme çabasındadır.

Oysa bu yolsuzluk ve usulsüzlükleri perdeleme yerine, tüm gerçeklerin ortaya çıkması ve aynı şekilde tüm belediye ve kamu kurumlarının da araştırılmasını istemek olmalıydı. Hiç kimsenin suç işleme, suçu gizleme ve suçluyu savunma hakkı yoktur ve olmamalıdır. Suç ve suçluyu gizlemek ve savunmak, suça ortaklıktır.

Karşıtlarımızı suçladığımız şeyleri, bizim taraf yapınca daha ciddi şekilde üzerine gitmek, insanlık ve dürüstlüğün gereğidir. Ama maalesef ki bu kadar ciddi iddialar, gürültü ve tehditlerle bastırılmak istenmektedir. Ve buna da gençlerimiz alet edilmektedir.

Kendisine uymayan vatandaşı, hâkim ve savcıları, gazete ve şirketleri tehdit edip, hesap soracağını söyleyen Özel, nefret suçu işleyerek halkı bir iç savaşa sürüklemektedir. Tehditlerinden, gücü yetmesi halinde kendisine uymayanlara hayat hakkı tanımayacağı anlaşılmaktadır.

Kadın, çocuk yüzbinlerce masum insanı katleden Siyonist İsrail mallarına boykotu alaya alan ve karşı çıkanlar, yolsuzluk ve hırsızlık iddiasıyla tutuklanan kendi tarafları için, kendi ülkesinin mallarını ve insanını boykot etmektedir.

Antikapitalist olması gereken Devrimci kardeşim, yolsuzluk yapan bir kapitalist için kendi geleceğini riske atarak sokak kavgalarına girmektedir.

Öğrenci kardeşim, kendi emeğine de yazık ederek; hak etmediği üniversiteye usulsüz geçiş yapan para babasını savunmak için polise saldırmaktadır. Para babalarına bir şey olmaz. Ama kendileri fişlenerek hayatlarına şaibe karıştırdıklarını, kendi geleceklerini para babaları için kurban ettiklerini görmezler.

Nasıl bir algı ve aldanmadır ki, karşı çıkmamız gereken yolsuzluk ve hırsızlıklara taraf olmaktayız. Yani para ve makamı olan siyasiler, bürokratlar istedikleri okula kayıt yaptırsın, istediğini işe alsın, yolsuzluk ve hırsızlıkları araştırılmasın, hesap sorulmasın mı?

Batıda rüşvet ve yolsuzluk iddiasıyla siyasilerin ve bürokratların cezalandırılmasına hayran kalır, alkışlarız. Ama kendi ülkemizde tarafgirlik veya başkalarına karşıtlık üzerinden, bu suçlara bulaşmış olanlara arka çıkarız.

Dürüst insanlar, yolsuzluk ve hırsızlıkların cezalandırılması için tepki gösterir. Bizim bağnaz militanlar, kendi yandaşlarının yolsuzluk ve hırsızlığının araştırılmasına karşı ortalığı savaş alanına çevirirler. Karşıtlarımızın pire kadar kusurlarını deve gibi yaparken, delilsiz ithamlarla suçlarken; kendi tarafımızın belgeli ve çok daha büyük kabahatlarını örtmek için çalışırız…

Hiç kimsenin suç işleme imtiyazı olamaz. Hiçbir suç cezasız kalmamalı ve Adalet herkes için işlemelidir.

Sen düzelmeden hiçbir şey düzelmez ama ne yazık ki bazıları kendi suçlarını örtmek için bağırıp çağırarak, tehditlerle olayları çarpıtmaktadırlar.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.